Kalp alışır acı çekmelere
Can dayanmaz yeni sevmelere
Boşa kürek çek hep aynı
Bana sorun bi kim haklı?
Şu yüregim ne meraklı...
Hiç sözümü dinlemiyor
Sorarım aşk durulur mu?
Acı'yı sevmek olur mu
Hani hayat bir oyundu..?
Artık içime sinmiyor...
Babası öldü.
Yetim büyüdü.
Üvey evlat oldu.
Tutuklandı.
Hapse atıldı.
Sürüldü.
İşsiz kaldı.
(Şöyle yazıyordu o sıkıntılı günlerde kaleme aldığı günlüğüne: Harcamalarım
fazla değil, zira gelirim hep az.)
Hastalandı..,
Böbreklerinden.
Vuruldu..,
Göğsünden.
Mesleğinden atıldı.
İdama çarptırıldı.
Kardeşleri öldü.
Çocuğu olmadı.
Boşandı.
Karaciğeri iflas etti.
Evet, bu insan
Mustafa Kemal ATATÜRK
Evladı olmayan bir yetimin, duygularını anlatın... Anlatın ki, o yetimin,
evlatlarımıza bıraktığı hediyenin kıymetini anlasın evlatlarımız.
Cumhuriyet, çocuklara anlatıldığı gibi, folklorik bir müsamere coşkusundan
ibaret değil çünkü...
Anlatın ki, kökeninde barınan derin hüznü kavrasınlar.
İşte liste yukarıda.
Kısacık ömründe bir insanın başına ne felaket gelebilirse, gelmiş...
Bunu anlatın.
Direnen, Teslim olmayan ruhu anlatın.
Korkmasınlar engellerden.
Korkmasınlar yalnız kalmaktan.
Korkmasınlar işsizlikten.
Korkmasınlar parasızlıktan.
Korkmasınlar alçaklardan.
Korkmasınlar doğrulardan.
Yürek dediğin...
Sadece organ değil arkadaş.
Bunu anlayın!!!
AB Uyum yasalari geregince devlet dairelerinden Atatürk resimlerinin
kaldirilmasini protesto ediyoruz !
Tutamayacagım sözler vermem
Adımlarımda 'kim ne der' diye düşünmem
Basit kişilerle polemige girmem
Dünyada kimse üzülsün istemem
Bazı şeyleri asla affedemem
Geçmişine takılıp dert etmem
Yaşanmışlıkları kolay silemem
Acıyı tanıdıgım için,kimseye çektirmem
Yalan ve taktiklerle ugraşmayın,yemem!
Dostlarıma laf ettirmem
Tutkularım var, vazgeçemem!
Artk kimseye kolay kolay güvenemem
Agır geliosa bunlar, firar serbest, üstelemem..
Ah benim dünya akıllısı, zeki, çevik ve bir o kadar da şerefsiz adamlarım..
Olmadı, gerçek adamlar üstüne alınır şimdi durup dururken..
Adamcıklarım ( hah bu güzel oldu )
Severim sizi ben...
Hem de böyle dizime oturtur yanaklarınıza vura vura severim..
Sünnet olduğunuzda yastığınızın altına paralar sokuşturulurken size söylenen
“ Bak erkek oldun şimdi “ lafını çok ciddiye aldınız değil mi ?
A benim tüpü bitmiş katalitik soba kılıklı mevsimsel aparatlarım...
Ne gerçekten erkek oldunuz ne de adam...
Sadece belli bir organa sahip adamcık olmasını becerdiniz..
Gerçi onu da siz değil sizi adam sananlar becerdi ya hadi neyse..
Hiç celallenmeyin heyt hüyt de etmeyin...
Bir düşünün diyecem ama beyninizin iki bacağınızın arasında olduğu için işemenizi beklemek lazım o da en fazla 40 saniye sürüyor..prostatlıların durumu farklı tabi..
Gerçi onlarda yaş haddinen ıskartaya çıkmış oluyor ya neyse..
Yine de bir zorlayın bakalım...
En son ne zaman kendinizi güneş diğer her şeyi de kendi etrafınızda dönen sıradan gök cisimleri sanmadınız?
Ya da en son ne zaman verdiğiniz sözleri tutmayı denediniz?
Tuttunuz demiyorum.. Denemenize razı olur hale geldik ki onu bile yapmıyorsunuz..
Hadi tüm bunları geçtik en son ne zaman kendinizden başka bir insana, insani bir ilgi ile içten ve dürüstçe hal hatır sordunuz?
Bunlardan birini son altı ay içinde yapanlara lafım yok Merhamet sahibiyim...
Ama diğerlerine tek bir lafım var ;
“ Olm sizin etinizi ayrı satarlar kemiğini ayrı ama maalesef malzeme kaliteniz düşük, bu tezgahtada para etmezsiniz.. Çıkışta sağda küspe tezgahına bir bakın orda belki bir şey edersiniz..